İnsan Toprağı

Yazar: Amine Demir

Biz ateş bahçelerinden gül toplamayı öğrendik. Yana yakıla çarptığımız, üzerimize yıkılan duvarların altından hazine toplamayı öğrendik. Her şey bitti sanıp boğulacakken kurtulmayı, ümitsizlikleri ikiye ayırmayı, bazen her şeyi, sevdiklerimizi geride bırakıp gitmeyi öğrendik. Kuyunun insanın olduğu değil, olmadığı yer olduğunu öğrendik. Kurdun değil yalanın parçaladığı gömleklerin kör ettiğini, imtihanın en yakınından geleceğini öğrendik. Çok şey öğrendik ama çok azı kaldı. Gecenin ardından sabahı getireni öğrendik. Kolaylıkla zorluk kardeşmiş, hastalık şifanın sütünü bölüşmüş, ayrılık vuslatın kucağında uykuya dalmış öğrendik. Boynunu uzatırsan bilenmiş bıçaklar, tüyden yastık olur öğrendik. Ümitsizlik çukurunda değil, Rahmet denizinde yüzmeyi öğrendik.

Ne kadar bitti zannetsek de o tepeyi terk etmemeyi öğrendik. Yine de inenleri değil kalanları bilmeyi öğrendik. Terk etmemeyi, gemiyi terk edenin yem olacağını öğrendik. Vatan bırakılmaz, onursuz kavgada zafer olmaz, bu gemiden inilmez öğrendik.

Biz çok şey öğrendik. Çok gezdik. Çok medeniyet gördük. Çok ağladık. Çok güldük. Ama hiçbir şey bilmedik. Kan döktük, can koruduk, toprak aldık, toprak sattık sonunda ne mi oldu? Toprak olduk. Kimimiz onca öğretilenin cahili olup, kıydığı canların ateşinde, “Keşke toprak olsaydık” dedi.

Kimimiz sonsuz uykusundan, tevhit yakarışlarıyla cennetine uyandı. Ama çoğu çocuktu. Elleri yumuş yumuştu. Cennetlerine açtılar gözlerini. Süt kokuyordu çoğu. Saç örgüleri bile çözülmemiş. Çocuklar, melekler gibi saf temizdi. Günahın kirli tuzağından uzak. Batıdan gelen esaret ve cinayet kasırgasından kurtulamadılar, onlar da nasibini aldı bütün çocuklar gibi. Temiz ve masum olan hiçbir şey barınamazdı onların dünyasında.

İnsan topraktan yaratıldı, toprakta yaşadı, toprak için öldürdü ve öldü. Bir avuç toprak olup göçtü.

Yunus Emre ne güzel demiş;

Gelen geçer, konan göçer, nasip oldukça yer içer

Ecel ömre kefen biçer, anadur ölümün zinhar

*

Üstüne çün çöker dağlar, ecel gelir dilin bağlar

Kalır bu bahçeler bağlar, anadur ölümün zinhar

*

Kefen donun ola toprak, bitiser üstünde yaprak

Dola gözlerine toprak, anadur ölümün zinhar


YineDergi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.


Yorum bırakın

YineDergi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin