Şehir taşıyla uyanır… Yaşlı, hırçın, mustarip
Güzler geçiren yağmur kara şapkalara sokulur usulcacık
Güvercin sade bir yuvadan çıkar da seherleyin
Göğe ağar çırpınarak… Yaylalarda türküler yiterken yeni yeni
Tanyeli uyanmasa bile sinelere üflenmiş ruhlar
Bir daha balkıyan, bir daha türeyen, bir daha yeşeren…
Serinkanlı anılarla biçilecek gemiler ve dikilecek enginin karşısına
Şehir! İnsanı yaşlı, insanı hırçın, insanı mustarip… Türküsüz!
Kaç sövgü yedin nefretli!
Süprüntülerin yayvan ağzından… Çıkmayacak bir daha!
Pek fırtınalarla biçilecek ansızın
Karların çözülüşü… Puslu yaylalardan daha ferah
Bir şehir, bir şehre çöreklenmiş süprüntülerden bu tufanla kurtulacak… Âmin!

Yorum bırakın