Şiir: Nusrettin Öztürk
Kuşlar hüzün taşır şimdi kanatlarında
Bir matem havası çökmüş semaya
Sabahın alaca karanlığında
Kurşuni bir haydut sesi
Böler muhabbet meclislerini
İrkilir fecr kapkara bir rüyadan
Gizler bereket tanelerini
Çiğ düşer vefalı seccadeye
Mümin bir göz yaşından
Sığınır yol bulup secdeye
Kalkar mazlumun duasıyla
Rabbin arasındaki perde
Her an, her yerde
Her zamanki gibi seherde
Dil, kal ile
Kalp, hal ile
İntizar eder de
Yıkılır bir gün zulmün tahtı
Açılır Aksa’nın bahtı
Yeter ki umudu bırakma yerde
Elinde olsun, yüreğinde
İmanla savur küfrün surlarına
Kırılsın camdan korkulukları
Alçakların, Korkakların
Başına gelsin korktukları
*
Mahzun bir yol yürür Aksa’ya doğru
Taşları su kesmiş nefret selinden
Ruhunu kaybetmiş bir ademoğlu
Anlamaz rahmetin kutlu dilinden
*
Davran Ömer misali
Senden önce varsın adaletin
Teslim alsın zalim ruhları
Sığınsın merhamet gölgene
Nicedir sulhe hasret sokaklar
Çocuklar neşeyle koşsun yine
Burakın koştuğu zemine
Tertemiz ayaklar dokunsun
Toprağına taşına
Adalet taşıyan ruhun
Dokunsun cümle mazlum kalbine
Yüreğine, başına
Muhabbet katık olsun
Ekmeğine aşına
Bilal’den kalma bir sadayla
Okunsun ezanların
Şifa bulsun sızıların
Gönlün şad olsun
Kubben mümin dolsun
Havan iman solusun
Sözün selam olsun
Yüzün eman bulsun
*
Tarihe tanıktır yaralı mermer
Nice secde görmüş mümin alından
Ağlar durur efkarından arından
Sükutu intizar feryadı keder
*
Kalk Selahaddin misali
Çelik olsun savletin
Kıyam bulsun devletin
Daim olsun servetin
Kalpten olsun niyetin
Kır kolunu zilletin
Aç bahtını milletin
Nusretin getirsin ebabiller
Sığınacak yer arasın azaziller
Yeniden yeşersin zeytinliklerin
Gölgende Nebiler saf tutsun
Bahçende sabiler koşuşsun
Tekbir alsın peygamberler imamı
Başlasın mümine muştu nizamı
Miraca yol olsun kederli taşın
Heyecana karışsın tatlı telaşın.
Cebrail yoldaş olsun yolcuna
Götürsün alemin son hududuna
Sonra başlasın ebedi muhabbet
Hoşgeldin ya habibi Muhammet
Desin cümle resul-i kiram
Etsin cümle alem ihtiram
*
Hala kokusu var Kutlu Nebînin
Misk misali cennet diyarlarından
Ayağının dokunduğu her yerde
Derman misali kalpteki derde
*
Haydi Kılıçarslan misali
Zamansız aniden
Durmadan, yeniden
Bir avuç neferle
Bir kucak zaferle
Küfrün toprağa düştüğü yerde
Arz kirlenmesin diye
Koru ellerinde taşı
Titret üstündeki arşı
Gölgesi değmesin yurduna
Küfrün, kötülüğün, günahın
Yükselmesin fezaya
Feryadın ahın
Şahlan bir küheylan misali
Batılın ana yurduna
Melekler kanat gersin
Neferine orduna
*
Kanadı kırılmış serçe misali
Sığınmış sahranın gül gölgesine
Takati tükenmiş bitmiş mecali
Kitaba sarılmış ölürcesine
*
Siler uykuları siren sesleri
Bir çift günahsız gözden
Kabusa uyanır yetim çocuklar
Çağırır ecdattan kalan neferi
Bilmez ki gidenler dönemez geri
Ne yazık acıyla sonunda anlar
Her köşe başını tutmuş korkaklar
Cesurların alemde kalmadı yeri
Son gayret çağırsa da ebabilleri
Taşlar şaşırır kim kimin eri
Kuşlar şaşırır atacak yeri
*
Mazlum boşluktadır muallak taşı
Kirlenmiş kanlı bir insan elinden
Bir masum çocuk ki henüz beş yaşı
Kaşığı kırılmış zehirdir aşı

Yorum bırakın