Tamam, Gördük. Peki ya Şimdi?


Yazar: Ömer Ali Yıldırım

Görmenin büyük bir nimet ve güzellik olduğunu biliriz ama bunun üzerine fazla gitmeyiz. Görmek nasıl büyük bir nimettir? Evet, bize renkleri gösterir, çevremizi gösterir, sevdiğimizi, sevmediğimizi, korktuğumuzu, faydamıza olan ve olmayan vs. birçok şeyi gösterir.

Görmek, kabul, büyük bir nimettir. Biz görerek sadece faydalanmayız, yani sevip sevmediğimizi faydamıza olan ya da olmayan şeyleri anlamakla sınırlı değildir onun bize sağladığı kazanç. Görmek, aynı zamanda bize büyük bir de zevk verir. Güzel bir manzaranın bize sağladığı kazanç nedir? Belli bir maddi getirisi yoktur ama o manzarayı izlemekten zevk alırız. Bazen sırf birilerini görmek için dışarı çıkarız. Bazen bir yerleri görmek için uzak diyarlara yolculuk yaparız. Bazen sadece bir şeyleri görmek için bir müzeye ya da ören yerine gideriz. Amacımız hep ilk elden belli eder kendini; bu sıkıntılara ve masraflara görmek için katlanmışızdır. Güzel bir manzara ya da açı yakalamak için yüksek bir yere tırmanmayı göze bunun için almışızdır. Ama bir saniye, gerçekten de bunun için midir tüm bu çabalar? Yani sadece görmek için midir? “Tamam, gördük. Peki ya şimdi?” demez miyiz? İyi de görmek bizim için neden bu kadar önemlidir? Niye onun peşine düşer gideriz?

Evet, gördüğümüz şeyler bize görsel bir zevk yaşatır, ne de olsa her duyunun arkasına bir haz gizlenmiştir. Bu görsel zevki yaşamak için dışarı çıkıyoruz diyebiliriz ama her gördüğümüz şey de bize görsel bir zevk sunmaz. Öyleyse amacımız sadece görsel zevkin tatmini değildir. Bunun da ötesinde başka bir amaç olmalıdır. Bu amacın ne olduğunu sorgulamalıyız. “Görmeyi isteriz.” dedik. Bu noktada, bu cümledeki “görme”ye değil de “isteme”ye odaklanalım, belki de bir yol buluruz. Ne de olsa “isteme” daha temel bir duygu; nitekim o, görmeyenlerde de var. Bir şeyi niye isteriz. Yemeyi, içmeyi, oynamayı, eğlenmeyi, gezmeyi, dolaşmayı vs. isteriz. İyi de niçin istiyoruz bunları? Bunların bazısının gerisinde biyolojik bir gereksinim, bazısının gerisinde bir zevk elde etme isteği vardır. Görmede nihai anlamda biyolojik bir ihtiyacımızı tatmin etme amacı olmadığı açıktır. Onu sadece zevk elde etmek için de kullanmadığımızı söyledik. Burada biraz daha derinleşmemiz ve isteklerimizin de gerisine inmemiz gerekiyor.

İsteklerimizin bir kısmının gerisinde “merak” duygusu vardır. Bazen bir şeyi merak ederiz. Onun aslında ne olduğunu, görmediğimiz, bilmediğimiz bir şeyin aslının ne olduğunu, orada neyin bulunduğunu, nelerin olup bittiğini hep merak ederiz. Bu duygu bizi yollara düşürür, bazen bilmediğimiz bir diyara bazen de bir kütüphaneye çıkarır yolumuzu, bazen de soğuk gerçeklikle burun buruna getirir de görmesem daha iyiydi deriz. Merak duygusunun kendisi ise temel duygularımızdandır. Akıl sahibi olmanın getirdiği bir duygudur. Aslında merak duygusu da sadece kendisine hizmet eden bir duygu değildir. Merak, temeli itibariyle bir arayıştır; sonu gelmez bir arayış. Bu duygunun aracı akıldır. O, aklımızı harekete geçirir. Aklımız ise temelde bilgi elde etmek ister. Merak duygusu bizi bilgiye sevk eder. Bu duygu sayesinde olanla asla yetinmeyiz. Olanın “öncesini” bilmek ve görmek, “sonrasını” da sezmek isteriz. Bu noktada görme isteğinin gerisinde aslında merak duygusu, dolayısıyla da bilme arzusu bulunduğunu söyleyebiliriz. Öyle ise görmenin kendisi bir amaç değildir. Yani, görsel zevki elde etmek tek başına bir amaç değildir. Bu noktada, görme merak duygusunun tatmini, merak duygusunun kendisi de bilme için bir araçtır. Niye mi bilmek isteriz? İnsan olmak az gelir de ondan. Eksikliğimizi kusur olarak görür, kaybolmuşluğumuzdan ya da kaybettiğimizden utanırız. Yol o kadar uzun ve zor ki ancak her dem açık bir bilinç halindeki “isteme” bizi diri tutabilir. İstemenin olmadığı yer bittiğimiz yerdir; sarhoşluğa teslim. Hani bazıları bezgince “Yeterince gördüm.” der ya, aslında bu sürecin tamamına yönelik tümel bir “yeter”dir. Olan yeterli geldi, fazlasına ihtiyacım kalmadı demektir. Kapıyı/gözünü kapatmıştır o.

Öyle ise akıllı varlık olmamızla görme isteği arasında hep bir bağlantı vardır. Her bakış bir kapıdır aslında dışarıya açtığımız. Bir arkadaşı görme isteği, bir yerlere gidip gezip oraları görme isteği vs. hepsi aslında temelde bilme isteğimize hizmet etmektedir. O ise bilgeliğe.

Görsel kaynağı: Wonder 24×36 by Eva Makk (artbrokerage.com)

Submit a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s