
1. (Aldı ses)
“Önce söz vardı.”
Öncemizde bir şey olmalıydı; çünkü biz sonraydık.
Söz oldu, ses haline geldi. İnsan, sözü ses haline getirdi.
Önce söze ses verdi; sonra sese söz verdi.
Söz vermek istediğine ses verdi.
Anlamak ve anlaşılmaktı payına düşen.
Anlaşmak için sözleşmek; sözleşmek için seslenmek gerekliydi.
Ben, sen’e seslendi. Ses, sen’den ben’e döndü.
Ses, ben’de de sen’de de iz bıraktı.
2. (Aldı tel)
Önce tel gerildi, gergin oldu. Sonra ızdırabın sesi oldu.
Gönül teli ızdıraba girdi. Mızrapla hemhâl oldu.
Hâl yola girdi, yolda seyreyledi.
Perdeler kalkınca, hâl sârî oldu; aks-i sadâ eyledi.
Her akiste ses döndü; gönül teli titredi.
Gönül titredikçe parçalandı; perişan oldu.
Mızrap bam teline vurdu; kitabın ortasından ses geldi.
3. (Aldı yay)
Önce tel gerildi; sonra yay esnedi.
Izdırabın sonu yok sandı, sadece terennüm eyledi.
Derdine derman ararken, derdini kendine derman eyledi.
Bir derdi vardı; bin dermana değişmedi.
Çünkü girdiği yol, tekrar onu başa getirdi.
4. (Aşk)
Öncesi var zannetti; sonrasını aradı.
Sonrasını bulamayınca öncesinden vazgeçti.
Sadece olan oldu; adını aşk eyledi.
Not: Bu yazı, Erkan Oğur’un Aşk adlı şarkısının hissettirdiklerinden ibarettir.

Emirsultan Demireşik için bir cevap yazın Cevabı iptal et