Bir insanı alıp bir yere kapatıyorsunuz ve 15 sene boyunca hapis tutuyorsunuz ve neden orada tutulduğunu söylemiyorsunuz.
O’nu salıverdikten sonra O’na yaptığınız şeylerin yanında 15 sene hapsedilmek hiç kalıyor. Bir intikam filminden bahsediyorum. 2003 yılı yapımı “Old Boy”
Filmin hikayesi aslında bir dedikoduya dayanıyor. İnsanın dili vezir de eder rezil de eder derler ya… Bu filimde rezil ediyor. İnsanın diline sahip çıkmasının eğitimi çok küçük yaşlarda başlamalı. Son zamanlarda belki dikkat ettiğim için gözüme batıyordur ama dedikodu insan hayatının ayrılmaz parçası olmuş vaziyette.Başka insanlar hakkında konuşmak çok basit bir olay gibi. Dedikodunun savunma mekanizması “Zaten olan birşeyi söylüyoruz, bunu bilmeyen yok, ben bunu yüzüne de söylerim” cümlelerine dayanıyor. Olmayan birşeyi söylemek zaten iftira. Peygamberimizin dedikoduyu ölü eti yemeyle eş değer tutması çok anlamlı.
Filmde ön plana çıkan konu intikam. intikamıın sıcak mı yendiği, soğuk mu yendiği ayrımı google aramalarına yansımış . Soğuk yendiğini belirten 68.000 sıcak yendiğini belirten 26.300 sonuç var. Bu durum soğuk yemenin daha ön planda olduğunun küçük bir göstergesi. İzlediğimiz film daha çok intikamın soğuk yendiği önermesini işlemiş.
İntikam aklı örten birşey olsa gerek. Filmimizde iki intikam birbirine geçmiş ve sizi bir taraf olmaya zorluyor.Oh Dea-Su mu kazansın, Lee Woo-Jin mi kazansın. İster istemez bir tarafın intikamının haklı olduğunu düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Başlı başına intikamın kötü olduğu gerçeği sizi taraf olma zorunluluğundan kurtarabilir.
Çok zor durumdasınız, karşıdaki insanı kendinize kötülük yaparak durduracaksınız. Kendinize en fazla ne yaparak onu durdurabilirsiniz. İnsanın gözlerini kapatmak zorunda kaldığı birkaç sahne var filimde. Filmin vuruculuğu belki de burada yatıyordur.
Güney Kore sineması güzel yapımlarla yükselen bir değer. Hikaye ve oyunculuğa dayanarak belki de çok para harcamadan güzel filimler yapmanın yolunu bulmuşlar. Filmi izlemek bunları düşündürüyor.
Film hakkında çok güzel eleştiri yazıları bulunabilir benim yazımsa meraklandırıp bu filmi izletme amacı güdüyor diyelim. Filmi izleyip bambaşka perspektifler edinebilirsiniz, illa bu yazıdakileri yaşarsınız diye bir iddiamız yok yani.
Filmden birkaç cümle:
‘Bir hayvandan daha kötü olsam bile… benim de yaşamaya hakkım yok mu?’
‘ha bir taş ha bir kum tanesi… farketmez, ikisi de suda batar…’
‘Bana işkence etmeye kalkışırsan kendimi öldürürüm. İntikam mı almak istiyorsun, yoksa gerçeği öğrenmek mi?’
Son olarak filmi 2. kez izlemek ilkinden daha fazla hoşuma gitti.
http://www.imdb.com/title/tt0364569/
∗ Ali Haydar PEÇE

hadi ensar ceylan için bir cevap yazın Cevabı iptal et