Gözleri Eflatun

Yazar: Amine Demir

Tutup üzerimden silkelemek istediğim duygular var: Yalnızlıklar, son nefesimi ağlamak için kullandığım kaldırımlar… İnsanlığın desenleri arasında, çizgisinden taşmış sözler veyahut taşamamış, gün yüzüne hiç çıkmamış çaresizlikler. Keşke zamanın geri vitesi olsaydı o köşede durmasaydım, orada savrulmasaydım. İnsanlar bilmiyorlar ki kalp yumuşak bir dokudur ancak kemiklerden daha sert kırılır. Kırık kalp seslerini ve yelkovanı ensesinden yakalayıp güzel şiirleri ezberletmek isterdim.  Çizerdim sevgi ve saygı sınırını. Yüzyıllardır bu gezegenin boynunda taşıdığı sırrını. Sürüye sürüye gezsin önümüzde diye. Eteklerine işlerdim. Ancak böyle bir kopya insanlığı düzeltebilirdi belki. Mümkün olsaydı aynaları aradan çekip bizzat kimsesizliğimin alnından öpmek isterdim. Kötülük çamuruna değmemiş yaprakları hak edilmemiş sesli enkazların arasından çıkarırdım. Gökkuşağı gibi çok renkli ama mavide birleşen sonsuzluk içinde kendine yer bulurdum. Ben olarak kalmak mücadelesinde; öğrenerek, çiçek açarak ve gülün göğsünde kılıç gibi tutunarak, kanayarak ama kanatmadan yol alırdım. Ne için varsan onun için yaşa, satırların gümüş, sükutun altın olsun. Göğsünde pişirdiğin Sevda kökünü aşk ateşinle harmanla.  Bak gözleri eflatun, bak gülüşleri nergis. Geride kalsın cebinde ezilen yalnızlığın. Kendi hayatının yolcusu olma. Şoförü ol bu en değerli yolculuğun. Birle bir ol. Bir’in yolunda tüm yollar sıfır olsun. Sıfırla çarp bütün kasvetli manzaraları. En nihayet son bulacak bu hesap. Bir toplayanı olacak elbet. Ne demiş Cahit Zarifoğlu: “Kim çizebilir senden başka senin yaşamını.” Bir iple göğe tutunamazsın ancak bir örümcek ağı ile hayata tutunman mümkün. Nilüfer çiçeğini bilir misin? Namı diğer Lotus çiçeği, bataklık suyunda çıkıp tertemiz açan bir çiçek. İnsanın kendinden sıyrılıp arınması gibidir. Nilüfer çiçeği olmak gerek bazen altındaki karanlığına basarak yükselmek, serpilmek ve üzerinde tek damla dünya bırakmadan usul usul yol almak. Suyun içinde susuzluğu yaşamak, aşkın içinde sevgiye susamak gibi. “Bataklıkta çiçek açmaz” yalanına meydan okumak gerek bazen. İnsan yeter ki göğün, güneşin yağmurun varlığını unutmasın, sanmasın ki terk edildi. Gönlün karanlık göğe aldanmasın, yağacağın gün yakındır, zayi etmez seni Hak, çünkü yaşamak hakkındır.


YineDergi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.


Yorum bırakın

YineDergi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin