Yazar: Mustafa Barış
Not: Bu yazı 30 Ekim 2024 tarihinde kaleme alınmıştır.
Klişe fakat çoğu klişe gibi iş görüyor: Futbol insanlarla oynanıyor ve dolayısıyla hatalar oyunu. Hiç kimse hatadan berî değil. Her sporda özellikle futbolda “bireysel yeteneklerin” önemini kaybetmediği herkesçe bilinen bir gerçek. Ama takım oyunu olmadan da başarıların kazanılamayacağı açık. Söz gelimi dünyanın en iyi 11’i seçilsin. Hatta bu takımın yedeklerini de dünya sıralamasında en iyi ikinci 11’i olabilecek oyuncularla tamamlandığı varsayılsın. Bu takımın bile kötü oynadığı, yenildiği, krizlere girdiği zamanlar olacaktır. Bu elit takım, ne kadar düşük bütçeli de olsa takım oyununu sergileyebilen başka takımlara yenilecektir. Bu nokta, futbolun güzelliğinin görüldüğü bir nokta olmakla beraber bazı spor yorumcularının göz ardı ettiği önemli bir nüanstır.
Mourinho’nun ülkemize geldiğinden günümüze kadar geçen sürede oluşan atmosferde Fenerbahçe’nin dolayısıyla Mourinho’nun başarısız olduğu yönünde basında hayli kalem oynatıldı. Yukarıda varsaydığımız dünyanın en iyi ilk 22’si ile kurulacak bir takımın bile krizlerinin olacağı gerçeğinden hareketle Mourinho eleştirilerinin haklı bir zeminde yapılmadığı, bazılarının futbolun bu değişmez yasasını göz ardı ettikleri bir vakıa olarak karşımıza çıkmaktadır.
Peki Mourinho başarılı mı, başarısız mı? Bu sorunun cevabı şimdi verilemez. Hatta bu sezonun sonunda da verilemez. Bir teknik adamı değerlendirmek için en az üç yıl görevde kalmış olması gerektiği kanaatindeyim. Geçmişte yaptıkları ancak bir teknik direktöre Fenerbahçe gibi bir takımda üç yıl kontrat yapma şansını verir. Mourinho’da da bu özgeçmiş var. Benim penceremden Mourinho’ya bakış, “olayın nasıl yapıldığını” analiz etme çabasıdır. Doğru ve yanlışı önermekten ziyade onun futbol aklında nelerin olduğunu anlama çabası. Önümüzde futbola yaklaşım adına, ama tüm yönleriyle, güzel ve yakın bir örnek var. Müsebbiblere müteşekkir oluna.
Mourinho bir “oyun kurdu”. Zaman içinde daha da netleşeceğini umduğum bir oyun kuracak Fenerbahçe’de. Manchester United maçı gösterdi ki Fenerbahçe takım olma ve mücadele göstermede önemli aşamalar katetmiş. Mourinho oyun kurarken onun futbol aklını sahaya yerleştirecek “oyun kuran”lara ihtiyacı olacaktır. Mourinho’nun “Üç tane olsa hepsini oynatırım.” dediği Szymanski ne kadar eleştirilse de iyi bir oyun kuran. Şimdilik önemli ölçüde Tadiç ve Fred ile birlikte “oyun kurdu”nun oyunu kurulacak gibi gözüküyor. Maç maç futbolcu performanslarını değerlendirmek söz konusu olsa da Mourinho’nun oyunu içinde kimlerin nasıl yer alacağını zamanın göstereceği kanaatindeyim. Kısaca takım oyunu içindeki “kesin/mutlak” bireysel futbolcu analizleri için henüz erken.
Futbolda kas gücü çoğu kilidi açar. Tabii beyin ve kalp ile de desteklenir ise. Fenerbahçe formasını giyecek oyuncular hem kalbiyle hem beyniyle iyi oyun kurabilecek nitelikte olmalıdırlar.
Ayırt edici olay Fenerbahçe taraftarının ve yönetiminin gerekli sabrı Mourinho’ya gösterip gösteremeyeceği konusunda saklıdır. İlk senesinde şampiyonluk yaşar mı bilinmez ama başarılı veya değil yorumları en az üç yılın ardındaki Avrupa ve lig süreçlerinde yaptıkları sonucunda ancak sağlıklı olarak yapılabilecektir.


Yorum bırakın