Havada salınan neft tortusu, terden duvarlara yaslanmış, lacivert
Uğultuyla bulaşık akşamlarda… Bakışlar kararlı, upuzun
Boyunlar semaya durmaz, salaş tenhalıktan aşağı iner bir an
Bayır yeniyetmelerle silkinir nihayet
Çehreler silik… Ötelerden tek bir işaret yok
Mercanın rengini, balina kusmuğunu, yosunla boyalı ağları hatırlatan…
Buzun damarlardaki incecik sıyrığı
Kollardan sızmış, gökçe şeytan serpili iskelede
Sirenler kendilerini sere serpe sergiliyor
Kaslarını, kasıklarını, göğüslerini gere gere
Vücutlarda dolaşan helecan ve iştah… Baldırlardan sökülen benlerle
Talancı avuçlardan her bucağa dağılıyor… Boşuna!
Canavar düdükleri işitilmez, bundan böyle… Hülyalara kapılma! Sirenler ummanda değil karada dolaşıyor

Yorum bırakın