Uçurum

Dünya bir soru doğurdu, yararak kil karnını
Muazzam makas kuruldu, alaca karanlıkta
Ay ışığı aydınlattı, gölgeler fısıldaştı
Emekledi ufunetli balçıklar arasından

Kelebek konmuş yüzü, kan tasında yıkandı
Yürüdü dolaştı, şaşkın. Annesinin bağrında
Nutku tutuldu. Göldeki, akisle karşılaştı
Semada, saat göründü. Kan vardı kadranında

Kafaları biçiyordu, makasın sonsuz kolu
Dişlerini biliyordu, timsahlar kuytusunda
Gölün üstü kandan kaymak, sinekler uçuşuyor
Maymunlar beyinleri, yiyordu kenarında

Bir ejderha havalandı, yanardağın ardından
Korktu ve koştu. Ormanın, en deruni koynuna
Soluklanıp durduğunda, bir kuşla karşılaştı
Açtı ağzını sual ve haykırdı ona, neden!

Uçurumun kenarında İki adam gösterdi
Sebep bunlardı. Ormanda, nihayetsiz vahşete
Çünkü kibirlendiler, kalpleri taşlaşmıştı
Çünkü abus çehrelerle ilahlık tasladılar

Bu sefalette tanrılık, taslamak neye yarar
Tüm iskeletler bilinçsiz, sırıtmak zorundadır
Asıl işkence bu değil, bu daha alıştırma
Ceza her tanla; makasın, kurulması sil baştan

Dünya bir soru doğurdu, yararak kil karnını
Muazzam makas kuruldu, alaca karanlıkta
………………………………………
………………


YineDergi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.


Yanıt

  1. insan mı?

Yorum bırakın

YineDergi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin